Oturum Aç
.


​SÜLÜK ETKİ MEKANİZMASI

Eski çağlardan beri çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılan sülüklerin, artık modern tıp uygulamalarında da en azından tedaviye yardımcı bir unsur olarak görülmesi ve endikasyonları doğduğunda mutlaka kullanılması gereklidir. Dünyanın en gelişmiş ekonomilerine sahip ve aynı zamanda tıbbi bilimlerin uygulamalarında da ileri olan Almanya, Fransa, İngiltere ve ABD gibi ülkelerin böyle bir tedavi metodundan azami derecede yararlandıkları bilinmektedir. Yararları son derece fazla olan sülük salyasındaki biyoaktif maddelerin etkileri düşünüldüğünde, kan emme sırasında dokuya verilen vazodilatatörler, bakteriyostatikler, analjezikler, anti-inflamatuarlar ve antikoagulanlar çeşitli damar hastalıklarında mikrosirkülasyon bozukluklarını gidererek organ ve dokuların hasarlı vasküler permeabilitesini düzeltmeleri ve diğer birçok olumlu etkileri nedeniyle birçok hastalık durumunda başarılı sonuçlar alınmıştır. Modern ilaç ve uygulamalarla kıyaslandığında hirudoterapi son derece daha az yan etkili ve çok daha düşük maliyetlidir. Özellikle de çok güçlü bir antikoagulan olan hirudin, heparine göre daha etkili ve çok daha zararsızdır. En çok kullanım alanlarından biri olan travmatik cerrahi sonrası kopan uzvun venöz konjesyonunu gidermeleri, kapiller dolaşımı düzenlemeleri nedeniyle dokuların nekroze olmasını engelleyerek dikilen doku parçasının tutmasını sağlar. Ayrıca, hastaların çok muzdarip oldukları postoperatif dönem ağrılarının giderilmesinde de etkilidir.

Sülük salyasında bulunan ve çok etkili bir antikoagulan olan hirudin (Hirudo medicinalis'e izafeten) Haycraft tarafından 1884'te izole edilen ilk biyoaktif maddedir (3). Sülük salyasındaki diğer birçok tıbbi etkili biyoaktif maddelerin keşfi ile bu tedavi şekli, son 50-60 yılda yeniden hız kazanmıştır. Güçlü vazodilatatörler, antikoagulan moleküller, bakteriyostatikler, analjezikler, anti-inflamatuarlar, lokal anestezikler, prostaglandinler, protien benzeri calin, apyrase hyaluronidase, eglin, destabliaz, piyavit ve kollaginaz gibi birçok biyolojik etkin madde izole edilmiştir

Sülüklerden elde edilen çeşitli antikuagulan maddelerden hirudin ve bdellin çok güçlü antikoagulan maddeler olup, koagulasyon kaskadını farklı noktalardan aktive ederler ve platelet agregasyonunu inhibe ederler. Yine, sülük salyasında platelet agregasyonunu inhibe eden calin, sülük antiplatelet protein, apyrase, düşük moleküler ağırlıklı fraksiyon II ve III, decorsin ve ornatin bulunmuştur. Hirudin, trombini inhibe eder, bdellin ise antiplazmin aktivitesi ile kanama zamanını uzatır

Sülüklerin salyalarından elde edilen 100'ün üstündeki farklı aktif biyolojik maddenin etki mekanizması incelendiğinde vazodilatatörler, bakteriyostatikler, analjezikler, anti-inflamatuarlar ve antikoagulanlarla mikrosirkülasyon bozukluklarını giderir, organ ve dokuların hasarlı vasküler permeabilitesini düzeltir, hipoksiyi giderir, kan basıncını düşürür, immüniteyi artırır, ağrıyı giderir ve organizmanın biyoenerjetik durumunu artırırlar. Hirudin gibi çok güçlü bir antikoagulanla trombinin baskılanma mekanizması, trombinin aktivasyonunu ve fibrinojenin fibrine çevrimini inhibe eder. Trombositlerin bağlanmasını durdurur ve bu tamamiyle onların kollajenin yüzeyinde agregasyonunu engeller.

suluk-tedavisi-1.pngsuluk-tedavisi-12.png